İki akşam önce In to the Wild'ı izleyemedim.
Aslında daha önce de izleyememiştim.
Evde projeksiyon cihazı var. Önceki denememde bu aletin ve filmdeki temponun da etkisiyle uyuya kalmıştım. Hadi itiraf edeyim, kafam da biraz güzeldi.
Son denememi yine projeksiyonda ama ayık kafayla yaptım.
Yine uyudum. Üstelik bu kez sadece ben değil Nurhan da uyudu.
Filmi izleme inadımızdan, filme karşı olumlu duygular beslediğimizi anlamışsınızdır.
Thoreau'yu filan severiz.
Doğayı severiz. Dünyayı gezmek isteriz. Hamurumuzda berduşluk, aylaklık var.
Kapitalizmi sevmeyiz filan...
Lakin, filmin uzunluğu (tam 148 dakika) ile temposu birbirini kaldırmıyor.
Bence lapa olmuş...
Ya da 148 dakikalık bir manifestoyu kafa kaldırmıyor.
Filmin IMDB notu 8.2.
Not: Müzikleri Brokeback Mountain'a ne kadar da benziyordu.
İkisini de sevdim.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder